Dün gece tam bir felaketti.
Eski sevgilim, tivilift saçmalığındaki Jacob'a acayip benzer. Ona Jacob diyek o zaman. Ben Jacob'dan yazın başında ayrılmıştım. Ama ne ayrılma! Hayatımda kimseye bu kadar kırıcı olduğumu hatırlamıyorum. Tamam, bununla gurur duyduğumu söyleyemeyeceğim ama böyle olması gerekiyor gibi görünmüştü o zaman. Tabi daha yeni yeni bunun hoş olmadığını anlamaya başlıyorum.
Jacob, bu dünyada gördüğüm erkeklerin en nazik, en kibar, en fedakar insanlarından diyebilirim rahatlıkla. Ve bunu sadece sevgilisiyim diye bana değil, bütün çevresindekilere yapar. Ve ben de bu çocuğun bu yönüne bayılıyordum.
Tabi, ben Jacob ile kırıcı bir ayrılma durumunu yaşadıktan sonra, çocuk haklı olarak benimle konuşmadı. Konuşmasını da beklemiyordum zaten. Ama ben onunla arkadaş olabilmeyi çok isterdim, ama çok fazla şey istiyorum galiba.. Ama mesele bu değil.
Mesele, artık çocuğun her yerde karşıma çıkıyor olması.
Beni hayatından silmiş olabilir ama 'neden' benim hayatımın hep bir yerlerinde oynamak zorunda anlamıyorum. En yakın iki arkadaşımın birinden söz etmiştim, Lex. Bir de Karmen vardır. Çekik gözlü, minyon, tam bir japon. Bu Jacop, geldi Lex ve Karmen çok yakın arkadaş oldu. Bir gün Lex geliyor, bana diyor ki "Biz Jacopla pazar günü börek yemeye gidicez."
Ertesi gün Karmen diyor ki "Jacop, Lex, ben şuraya gidicez" falan. HÖH NOLUYOZ! Onlar benim dostlarım olooom.
Ve bir de Fransız'ım var benim bir tane. Sıra arkadaşım. Güzel bulduğum ender kişilerden. Onunla da iyi aramız. Konuşuyoruz biz Fransız ile. Pat Jacop geliyor, Fransız'ı alıp gidiyor. ULAN GAVUK, BİZ KONUŞUYODUK SANA NOLUYO.
Şimdi gel de sinirlenme. Çocuk her yerde karşıma çıkıyor ya. Ben işte sinirliyim, bunları düşünüyorum. Facebook'ta statume yazdım, baya kötü şeyler onunla ilgili.Aradan yarım saat geçmedi, Sıpa aradı. Sıpa diyorum, çünkü tam bir sıpa. Facebook'da kardeşim olarak ekli dört kişiden biri. Değer veririm ona, ama kardeş olacak kadar değil. Ama neden ekledim kardeşlerime, bilmiyorum. Neyse, Sıpa ağzıma sıçtı. "Sen nasıl böyle yazarsın, işte onun amacı kötü birşey yapmak değil" vs.
"İyi" dedim ben de. "Tamam Sıpa, her zaman ki gibi hata ben de." deyip kapadım telefonu.
Bu sabah, Sıpa'yı gördüm okulda, beni yanına çağırdı (uşağıyım ya hani ben), "Dün yaptıkların neydi öyle"
"Yaptım işte birşeyler."
... Konu yine geldi benim mongolluğuma. en son sinirlendim "tamam" dedim "hep haksızım, siz daima haklısınız" gibisinden bişey geveledim, tam hatırlamıyorum şuan.
o da baktı şöyle bir bana, "senin g*tün kalkmış" dedi. o anda benim şarteller kısa devre yaptı. yahu ben naptım ki? suçu üzerime alınmışım, gene olan benim arka tarafıma olmuş. sırf face'de statume bunları yazdım diye bir yerim mi kalkmalı. insan değil miyim, bir anlık sinirime geldi , yazdım, ne var bunda? tamam, sinirim geçince, hoş olmadığını fark ettim zaten.
ben direk Sıpa'nın yanından gittim. Gitmek zorundaydım, ona karşı yanlış şeyler söylemek istemiyordum. Çünkü bende hep böyle oluyor, aşırı bir duygu seline girdiğim zaman hep yanlış şeyler yapıyorum. [ Bknz: Facebook statum, Bknz: O anki heyecanla Jacop'ı kırışım ]
Bilmiyorum, artık ne olacak. Ama canıma tak etmeye başladı. Teneffüslerde dışarı çıkmıyorum. Test çözüyorum. (Ha, ne ben mi?) (Evet, kesinlikle). Neyse, öğleden sonra Bro ile dertleştik biraz. Bro, Sıpa gibi son sınıf. Ama ciddi anlamda Bro. Bir insanı bro olarak ancak bu kadar sevebilirim herhalde. Bir gün konuşamıyım hemen özlüyorum. O da iyi geldi bana , ama napıcağım bilmiyorum işte.
Bayramda da Kaş'a gitme durumumuz var arkadaşımla. Umarım annemlerden izni alırım da giderim, herkesten uzaklaşmaya ihtiyacım var. Hem oranın erkekleri baya iyi oluyormuş. Güzele bakmak sevaptır derler, eh bu yakışıklılar için de geçerli değil midir?
Bazen gerçekten beni şaşırtıyorsun.Yani yazının konusu değil kastettiğim ama yazın biçimin.Ciddi ciddi oturup birşeyler yazman gerektiğini düşünüyorum halen.
YanıtlaSil